Son Dakika
bltema.blogspot.com sitesinde sizi muhteşem temalar bekliyor..Hemen ziyaret etmeye ne dersiniz ??
31 Mart 2014 Pazartesi

Oh be rahatladım!

06:10
Son dönemlerde biraz fazla kaptırmıştım kendimi politik sorunlara, aldım ağzımın payını pıstım oturuyorum gördüğünüz üzere. Boş yere gerdim kendimi def gibi, oysa bahar gelmişti, çiçekleri koklayıp doğa yürüyüşlerine çıksaydım ya!

Televizyonda boş boş politik tartışmalar dinleyip vakit geçirdim akşamları, dizi film izleyip kafamı boşaltsaydım ya, Kurt Seyit ve Şura'dan mı başlasam ne yapsam, çok geç kalmamışımdır umarım.. Mahallemizin bakkalı Ali Abi'yle boşu boşuna siyaset tartıştım belki gerçekleri görür diye. Ne gerek varmış, "hayırlı işler" deyip geçip gitseymişim keşke.. Bütün bunlarla zaman kaybederken zamanı ıskalamışım boşu boşuna..

Fazla zorlamamak gerekiyormuş oysa hayatı, bazen de akışına bırakmak lazımmış. Bugün zorlandığımız, yaşamak istemediğimiz durumlar; yaşamımızın bir sonraki mutluluk sahnesinin zeminini oluşturuyormuş; öyle olmasa da ben öyledir diye düşünmek istiyorum artık.

oportunist olmaliyim


Nereden çıktı şimdi bu hafif pesimistik ve de mistik düşünceler, Evdeyazar iyice kafayı kırdı demeyin. Bundan sonra böyleyim artık, yoruldum çünkü.. Öyle “bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganlarına prim verecek gücüm de yok açıkçası. Ömür dediğimiz şey, toplumsal dönüşümlerin gerçekleşme hızına kıyasla çok çabuk geçiyor, e ben de 0-5 yaş grubunda değilim ki, daha ne kadar sabredeyim? Herkes de tarihe adını yazdırmak zorunda değil, ben kenarda kalanlardan olmak istiyorum ayıp mı?

Kendimi bildim bileli haksızlıklara karşı çıktım, adaletin olmadığı ortamlarda bir şeyleri değiştiremiyorsam o ortamdan uzaklaştım, kavga dilini hep itici buldum. Beni, kişiliğimi, kararlarımı ezmeye çalışanlara hiçbir zaman prim vermedim. Aileyse aileyle mücadele ettim, işse patronlarla verdim savaşımı. Son zamanlarda kişiliğime en yoğun saldırılar, yaşadığım ülkenin resmi kurumları tarafından, iktidar tarafından  geliyordu, onlarlaydı kavgam..

Ne istiyordum biliyor musunuz, bir parça saygı ve biraz da huzur..

Ben bunları istedikçe daha çok saldırganlaştılar, ben bunları istedikçe daha çok aşağılamaya başladılar..

Buyurun, pes ediyorum artık. Kendinizle gurur duyabilirsiniz sayın otorite!

Bu saatten sonra sadece kendimi düşüneceğim, orada haksızlık varmış, şurada adaletsizlik varmış bana ne ya, dünyaya bir kere geliyorum ve yaşama zevkimi elimden almalarına asla izin vermeyeceğim. Bunu istiyorlardı zaten demeyin, nedeni neyse ne, son tahlilde gelinen nokta budur benim açımdan..

insan nedir?


Evet bu saatten sonra bencilin, oportunistin önde gidenlerine ses çıkarmadığım gibi “Amaca ulaşmak için her türlü araca başvurmanın uygun olduğunu düşünen” makyavelistleri gördüğümde “E bu da onların tercihi, helal olsun beceriyorlar” diyeceğim.

Madem düşünce boyutunda bile karşı çıkamıyorum bir şeylere, pısar otururum kardeşim ne olacak yani..

He” der geçerim; gelen ağam, geçen paşam olur; herkese mavi boncuk dağıtırım, sen sağ ben selamet..

Yapmıyorlar mı, her devrin adamları yok mu, bir elleri yağda bir elleri balda değil mi? E ben yapmadım da ne oldu yani, başım göğe mi erdi!

Bir de işin diğer boyutu var. Bu kadar başarısızlık bana ağır geliyor arkadaş!

Son çalıştığım iş yerinin 3 kere batışına tanık oldum mesela, her seferinde “olsun, bir sonraki seferde düzeleceğiz, azıcık sabır, iyi günlerinde yanındaydım, şimdi işten ayrılırsam ayıp olur” dedim. Dedim dedim de ne oldu, mesleğimden soğudum! Oysa oportunist desinler ne olacak deyip, fırsatları değerlendirseydim hayatım daha kolay olurdu belki..

Hadi bu sefer değişecek bir şeyler umuduyla son on yıldır düzenli oy veriyorum, her seferinde hezimet her seferinde “yan yattı çamura battı” hikayeleri, şiştim yahu! Bu saatten sonra dünyanın en iyi partisini kurduk diye gelseler bile oy moy vermeyeceğim.

Hayal kurmazsam hayal kırıklığına da uğramam, bu kadar basit aslında..

Ülke gerçekliği belli, yazılan senaryo belli, karakterler ortada.. Bu tabloda sürreal kalıyorsam niye mücadele edeyim ki artık, başaran varsa buyursun sahne burada, bana ne yahu, bana ne!!

Aslında değer yargısı falan olmayacak, hang parti kazanıyorsa ona destek olacaksın, ne başarısızlık psikozuna girersin, ne de işsiz kalırsın.. E yapmıyorlar mı koca koca patronlar, ben yapsam ne olacak ki bu saatten sonra.. Haklının değil de başarılının yanında olmak, mutluluk hormonlarını harekete geçiren, süper motive edici bir unsur. İnsan ben mazoşist miyim diyor  öbür türlü, bir yere kadar dayanma gücünün sınırı!

Demem o ki benden bu kadar arkadaş.. 
Bu saatten sonra keyfime bakarım, koltuk kavgası yüzünden dökülen kanları da duymazdan, görmezden gelirim. Altta kalanın canı çıksın, azıcık aşım ağrısız başım..

Oh be rahatladım biraz..



0 yorum:

Yorum Gönder

 
Footer'ı Göster