Toz duman ülke gündeminin içinde son günlerde o kadar dağıldım ki, bu psikolojiden kurtulmam lazım bir an önce.. Halim hal değil, depresyonun eşiğindeyim zira.. Tapeler, yolsuzluklar, ölümler, seçim mitinglerinde gözümün içine baka baka söylenen yalanlar! Dayanma sınırlarım zorlandıkça zorlanıyor.. Bir yandan da hayat rutinimi sürdürmek zorundayım.
İşte bunun farkında olarak, baştan beri takip ettiğim Merhamet dizisinin finalini kayıttan izleyip, biraz gündemin ağırlığından uzaklaşayım; bari biraz kendime geleyim dedim bu sabah. Hata etmişim, keşke izlemeseydim! Bana göre oturaklı, roman uyarlaması olduğu için kurgusunu beğendiğim Merhamet dizisi bile çığırından çıkmış meğer! Gerçi en azından izleyiciye saygı duyup final çekmişler ama bu kadar da sallapati bir final olmaz ki be kardeşim! Hani final bu, mutlu son olur, büyük bir masada mutlu mutlu toplanıp karakterler eğlenirler, ben de biraz pozitif enerji yüklenirim demiştim. Zira her ne kadar dramatik sahneleri olsa da komedi unsurlarını bolca barındıran bir diziydi Merhamet.
Nerdeee, böyle düşünerek hata etmişim; dedim ya keşke izlemeseydim de kendim hayal etseydim dizinin finalini..
![]() |
| Resim yazısı ekle |
Diziyi izleyenleriniz bilirler; Sermet, mafyatik ilişkilerin içinde bir adamdı. Başlarda kendisine sinir oluyorduk ama Deniz'e aşık olduktan sonra sevmeye başlamıştık kendisini. Çünkü aşk sayesinde yufka yürekli bir adam olup çıkmıştı.. Her neyse, hep birilerini döverken, birilerini öldürürken gördük Sermet'i dizinin başından bu yana, hiç kimse O'na saldırmamıştı. Ne olduysa oldu; dizinin finalinde birden kötülük yapıp Amerika'da yaşamak zorunda bıraktığı eski ortağı Erol Bey, komandolar tuttu ve patada kütede silahlı saldırıda bulundu Sermet'in orman içindeki evine..
Hadi silahlı saldırı oldu diyelim de mantık hatasını ne yapacağız? Bugüne kadar Cnbc-e'de izlediğim bütün ajan dizilerinde gördüğüm kadarıyla, koruma ekibi birbiriyle sürekli iletişim halinde olur. Şimdi bu Sermet'in korumaları dizilmişler evin yakınlarına, birinci ölüyor, diğerinin haberi olmuyor. İkinci ölüyor, üçüncünün yine haberi olmuyor. İyi de pardon, güvenlik ekibi bunlar, telsizle “nokta-1 burada her şey yolunda, tamam”, “nokta-2 her şey yolunda tamam” gibi aralarında konuşmaları gerekmiyor mu? Zenginlik içinde yüzen Sermet, kendisine en az 20 kişilik güvenlik ordusu tutuyor, adamlar Erol'un saldıracağını bildiği için üst düzey alarmdalar ve birbirlerinden haberleri yok! İzleyici olarak bizler de yiyoruz bu durumu, yersek daha doğrusu, ya da işimize gelirse.. Beğenmezseniz izlemeyin, biz zaten bugüne kadar olan reytinglerden kazanacağımızı kazandık, bu finali çektiğimize dua edin hesabı..
Bu ülkede bize reva görülen de bu değil mi zaten günlük hayatımızdaki birçok konuda; yersen durumu yani, dizide yapmışlar çok mu?
Hadi diyelim Sermet'i yaraladınız, bari yeni evlendiği karısı Deniz'le, Deniz'in en samimi arkadaşı olan ve yeni anne olmuş Narin'i niye trafik kazasında öldürüyorsunuz? Senarist sanırım bu bölümü sarhoş kafayla yazmış! Eh be demiş, bıktım bu fıkır fıkır sürekli gülüp duran karakterlerden, tam da hayatlarında bir şeyler düzgün gitmeye başladı; otuzlu yaşlarında öldüreyim ikisini de görsünler günlerini demiş..
Harbiden çok ama çok saçma! Çok sevdiği 5 aylık kocası vurulup yaralanarak Deniz'in üstüne yığılıyor, bu arada başka bir saldırgan geliyor ve kocasını korumak için Deniz, elindeki tabancayla O'nu vuruyor, Sermet hala Deniz'in üzerine yığılmış durumda. Deniz, şuursuzca Sermet'e hiç bakmadan fırlayıp koşar adım arabaya atlıyor, yanına Narin de geliyor. O panikle arabanın anahtarlarını nasıl buluyorlar orası da ayrı mevzu.. İnsan bilincini yitirse bile sevdiği adamı yaralı halde bırakır mı? Hadi diyelim Deniz delirdi, vurulup baygın halde yatan Sermet, nasıl oluyor da Deniz'in ardından birden ayaklanıyor? Baştan beri Küçük Emrah'ın “acıların çocuğu” film versiyonlarından birini izliyordum da ben mi farkında değildim yoksa iki sezondur?
Biraz daha ölü olsun, biraz daha kan olsun diye sanırım, her beladan bugüne kadar kurtulmayı başaran Ali'yi de öldürüyor senarist. Kim kaldı geriye sağ olarak, bari Fırat'ı da öldürseydi de tam olsaydı!
Biraz daha ölü olsun, biraz daha kan olsun diye sanırım, her beladan bugüne kadar kurtulmayı başaran Ali'yi de öldürüyor senarist. Kim kaldı geriye sağ olarak, bari Fırat'ı da öldürseydi de tam olsaydı!
Hele son sahneler yok mu, akıllara zarar.. Güya Deniz'le Narin ölmüşler, kumsalda beyaz uçuşan elbiseleri içinde ruh olmuşlar ve ölümden konuşup bir taraftan da dans ediyorlar; sanırsın Arabesk filminin final sahnesi!
Pes ki ne pes!
Sonuç şudur ki, dizi filmlerde de izleyiciye saygı diye bir şey kalmadı. Çoğu, final bölümü çekmeye gerek bile duymazken, çekenleri de görüyoruz işte..
Ben şahsen, amacı reklamlardan para kazanmak olan, gerisinde hiçbir şeyin önemsenmediği bu dizileri izler miyim artık bilemiyorum.
Zira kandırılmaya dizilerde bile tahammülüm yok artık!
Uyanık kalmak ümidi ile diyorum, kaçıyorum kendi alemime..

0 yorum:
Yorum Gönder