Samimiyet, bir blog yazarının sevilmesi, takip edilmesi için en önemli özelliktir diyoruz ya hep. Aksi olsa zaten blog değil gazete yazarı olurduk, ciddiyet akardı kelimelerimizden.
“Her yiğidin bir yoğurt yeme tarzı vardır” meselesi var bir de, ben de bu iki özeliği birleştirerek değişik bir şey deneyeyim dedim. Neden bahsettiğimi az sonra anlayacaksınız.
Açın bakın blogların çoğuna, “şöyle bir ürün gördüm, aman ne harika, aldım uyguladım... vs” yazılarıyla karşılaşırsınız bol bol, çoğu reklamdır aslında, yani tanıtım yazısıdır.
Peki blog yazarı tanıtım yazısı yazmasın mı?
Elbette yazsın.
Blog yazarı, verdiği emeğin karşılığında küçük de olsa kazanç elde etsin ki motive olabilsin. Ama biraz samimiyet olsun, dürüstlük olsun bu işte.. Yani ürün incelemesi yapan bloglar, bir ürünün bazı özelliklerini beğenmiyorlarsa, para aldıkları için bunu yazmamazlık etmesinler. Yanıltıcı reklam yapmasınlar diyorum ben.
Çoğumuz hem blog yazıyoruz, hem de okuyoruz. Bloglarda tanıtım yazısı olduğunu hissettiğimizde ise hemen kaçıyoruz. Belki de en sevdiğimiz dizinin arasında yarım saat reklam koyanlara tepkimiz, bizi böyle reflekslere itiyor. Yazılarına onlarca yorum gelen blog yazarlarının tanıtım yazılarına bakın, sıfır yorum görürsünüz. Okuyucu ilgilenmeyip kaçmıştır. Bazı okuyucular da “Sen de reklam yapmaya başladın, yazıklar olsun” şeklinde yorumlarla moral bozarlar.
Blog yazarı yaptığı işten para kazanıyorsa ayıp mı yani, o zaman roman yazarları da bedava yazsınlar. Hiç öyle şey olur mu, biraz hoşgörü ve anlayış bekliyoruz netekim.. ( Blog yazarları benimle gurur duyacaklar böyle söylediğim için)
Blog yazarı yaptığı işten para kazanıyorsa ayıp mı yani, o zaman roman yazarları da bedava yazsınlar. Hiç öyle şey olur mu, biraz hoşgörü ve anlayış bekliyoruz netekim.. ( Blog yazarları benimle gurur duyacaklar böyle söylediğim için)
Ben, çok deneysel bir çalışma yapıyorum şu anda. Birazdan yapacağım tanıtımda size
“ böyle bir siteyle karşılaştım, süper ötesi alışverişler yaptım, aman da ne memnun kaldım” demeyeceğim yani; sadece benden tanıtmamı istedikleri siteyi objektif bir gözle inceleyip size anlatacağım.
Ama sizden bir şey istiyorum; siz, yani benim için çok değerli olan, her gün gelip yazılarıma yorum yapan sevgili takipçilerim:
Lütfen bu yazıyı, yani yapacağım tanıtımı sonuna kadar okuyunuz ve her zamanki gibi yorumlarınızı eksik etmeyiniz.
Neden biliyor musunuz, açıkça söylüyorum yine:
Bu blog biraz para kazanmalı, çok emek veriyorum çünkü, çok zaman harcıyorum.
Yani tanıtım yazılarımı da okumalısınız, reklam bannerlarıma da ilgi göstermelisiniz ki Evde Yazar ayakta kalsın, kendini geliştirebilsin.
Bu kadar girizgahtan sonra zevkle okumaya devam edeceğinizi hissettiğim – yazar yönlendirme mi yapıyor demeyiniz, bu kadar pimpirikli olmayınız ☺- tanıtım yazıma geçiyorum efendim..
Dediğim gibi objektif bir bakış açısıyla siteyi inceleyeceğim, hazır mısınız?
Peki o halde başlayalım:
Sitemizin adı: Kampanyon.com
Zaten bu günlerde takip ettiğiniz bir çok blogda adını mutlaka görmüşsünüzdür. Sitenin sahipleri eksik olmasınlar Evdeyazar'ı da tanıtım yaptırmaya layık görmüşler. (Yazar böyle bir cümleyi reklamverene şirinlik olsun diye yazmıyor, nezaket icabı teşekkür ediyor. Bu arada eğer kendileri bir banner reklam ile ilişkiyi sürdürmek isterlerse değerlendirir elbette ☺)
Pek bir pozitif günümüzdeyiz ya, sözcüklerimiz yetmezmiş gibi bir de ☺ işaretleriyle şenlendiriyoruz ortalığı. Eee amacımız okuyucuyu kaçırtmadan tanıtım yazısı yazmak..
Neyse efendim biraz ciddi olalım ve tanıtıma devam edelim.
Kampanyon.com'u açınca ne görüyoruz?
İlk etapta GİYİM-AYAKKABI-ÇANTA-ERKEK-ÇOCUK-AKSESUAR-KOZMETİK ana başlıklarını görüyoruz. Buyurunuz kampanyon.com'un ana sayfasına siz de bakınız.
Benim için bir sitede kategorilendirme mantığı çok önemlidir. Bunu test etmek için hemen ÇANTA başlığına giriyorum. Sol tarafta karşıma DERİ, KUMAŞ, GÜNLÜK, ASKILI, ABİYE, PORTFÖY vb. gibi 14 alt kategori çıkıyor. İçlerinden bir kategoriyi mesela sırt çantasını seçiyorum.
Gördüğünüz gibi renk- fiyat-markalar seçenekleri geliyor. İçlerinden birini seçiyorum, tıklıyorum, hoop o çantanın satıldığı mağazanın sitesinde buluyorum kendimi.
Kategorilendirme mantığı benden geçerli tam notu alıyor. ( Tanıtım yazısı olduğu için değil, acayip pratik olduğu için bunu söylüyorum) Buyurunuz isterseniz kendiniz de kampanyon.com kategorileri test ediniz.
Devam ediyorum incelemeye.
Kampanyon.com, aceleciler için iyi seçim
Zamanınız kısıtlıysa, bir çok e-ticaret sitesini tek tek gezmektense mesela
parfüm/ menekşe kokulu/ 50-100 TL arası
gibi iki-üç saniyede komutlar vererek karşınıza çıkan marka seçeneklerini ucuzdan pahalıya sıralatıp kısa sürede alışverişinizi yapabiliyorsunuz. Günümüzün tahammülsüz, sabırsız, her zaman acele eden insan profili için ideal bir hizmet bence..
Başka ne avantajlar var Kampanyon.com'da?
*** Resimde göreceğiniz üzere Kampanyon.com'a özel indirimler var.
*** Ürünlerin üzerine geldiğinizde tıklamanıza gerek kalmadan resimdeki gibi küçük tanıtım pencereleri açılıyor, ki bence çok mantıklı bir uygulama.
*** Site sayfaları hızlı açılıyor.
*** Bir çok marka ve de alışveriş sitesi seçeneği var.
SON SÖZ: Ben cidden siteyi beğendim. Aklıma “şöyle de olsaydı iyi olurdu” diyebileceğim bir eleştiri gelmiyor. Umarım bu yaptığım tanıtımdan ve de siteden sizler de hoşnut kalmışsınızdır.
Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum, sevgiler..



0 yorum:
Yorum Gönder