Son Dakika
bltema.blogspot.com sitesinde sizi muhteşem temalar bekliyor..Hemen ziyaret etmeye ne dersiniz ??
19 Şubat 2014 Çarşamba

Başka türlü hayatlar mümkün!

03:14

Başka türlü hayat mümkün!

Bir genç adam düşünün. 10 sene dünyanın çeşitli yerlerinde gezgin hayatı yaşamış, sonrasında doğaya adamış kendini. Derdi tohumları toprakla buluşturmak. 22 metrekare bir balkonu varmış, anlattığına bakılırsa eline geçen bütün tohumları orada fide haline getiriyormuş.
Büyük bir hayranlıkla dinledim kendisini, içim mutluluk ve sevgi doldu..
Tam 3 sene neredeyse minimum market alışverişi yaparak yaşadığından bahsetti. Yetiştirdiği ürünleri takas pazarlarında paylaşarak diğer ihtiyaçlarını gideriyormuş. Mesela karpuzdan reçel yapıp, karşılığında ups kablosu alıyormuş. Dedim ya, başka türlü ütopik bir hayatın mutluluk veren temsilcisiydi karşımdaki.

Bütün sebzelerini balkonda yetiştiriyormuş.
 Bamya, kabak, bezelye, aklınıza ne gelirse. Hatta ada çayı bile.. "Ada çayı ağaç değil mi" dedim bilmezlikle, "70 çeşidi var" dedi. Balkonundan topladığı ada çaylarından getirmiş bir torbada, mis gibi kokuyorlardı.
Marul gibi, maydanoz gibi yapraklı bitkilerin çok bereketli olduğunu söyledi, "siz koparıp yersiniz, ardından yenisi gelir" dedi. Küçük bir tarla edinmiş kendisine, balkonda sürgün veren filizleri daha geniş topraklarla buluşturmak için. Oradan elde ettiği ürünleri de ailelerle paylaşıyormuş.
Bu toplayıcılık ve yetiştiricilik işlerine ilk başladığında “hadi aranızda yiyecek bir şeyler yok mu diye dolanırdım”dedi. “Sonrasında o bamya çiçeğinin güzelliğini, o bezelye çiçeğinin zerafetini gördüm ya” dedi, “unuttum yiyeceği filan, bitmesin istedim çiçeklerin vakti sonrasında” ve ekledi:
-Bitkiler öylesine değiştiriyor ki bakış açınızı!

"Benim gezme rotamı bitkiler belirliyor" dedi. "Mesela İğneada'da ıhlamurlar, Bolu Ormanları'nın lezzetli meyveleri"..

Etkinliğe gelen genç bir çift vardı. Karar vermişler, gideceklermiş doğanın kucağına; basit ve mutlu bir hayat yaşamak için. Birikimleriyle alacakları bir arazi baktıklarını söylediler.
Bir diğer katılımcının söyledikleri ise şiir gibiydi:

-Bu zamanlarda Datça'da bademler çiçeklenmiştir artık. Datça'ya bahar, şubat ayında gelir. Gece kışından bineceksiniz otobüse, sabahın baharı karşılayacak sizi Datça'da...

Nasıl içim eridi, anlatamam size..

balkonda harikalar
çiçeklerim

Etkinlikte kendi yetiştirdiği bu güzel çilek ve sümbülü verdi bize genç adam. "Sümbül çiçeği açıp solduktan sonra sapını kesin, soğanı serin bir yerde kurutun. Seneye şubat ayında sürgün vermeye başladığında toprakla tekrar buluşturun" dedi, gözleri parlıyordu.
Bir de kendi toprağını kendisi üretiyormuş. Derince bir kaba kat kat evdeki bitki çöplerini, kurumuş yaprakları, üzerine de -solucanlısı makbul olan- toprağı örtüyormuş, dört beş ay sonra taze toprak oluşuyormuş.
Bir katılımcı "çiçeklerimde beyaz bitler var, ne yapsam da kurtulsam"dedi. Genç adam “bir keresinde güllerimi yemişti o bitler, biberi kaynatıp sıktım üzerlerine, gülüm kurtuldu. Ama böceklerin intikamı acı oldu, bir hafta sonrasında Gezi'de biberi bana sıktılar “dedi, gülüştük..
Bir başka katılımcı ta Silivri'den gelmiş etkinlik için, " benden geçti artık, torunlarıma güzel bir dünya bırakmanın peşindeyim" dedi.
Bu güzel insanları buluşturan  harika etkinliğe nerede gittim diye merak ediyorsunuz belki de;  Don Kişot Sanat Merkezi'nde.. Belki duymuşsunuzdur hani şu işgal evi var ya! Basında sıkça yer alan, işte orası. Upuzun bir yazı konusu olacak o müthiş mekan!

NOT: Merak edenleriniz, harika bitki fotoğrafları görmek isteyenleriniz olursa Facebook'a "bahçe günlüğü" yazsınlar...

Sevgilerimle..







0 yorum:

Yorum Gönder

 
Footer'ı Göster