Son Dakika
bltema.blogspot.com sitesinde sizi muhteşem temalar bekliyor..Hemen ziyaret etmeye ne dersiniz ??
24 Ekim 2013 Perşembe

Sektör bitiyor, sayın bakan mutlu mu acaba?

06:23
Uzunca bir süredir mesleğimi bir kenara attım. Halbuki ne yüksek puanlarla girmiştik Ege Tekstil'e zamanında.. Tıpla neredeyse eşitti tekstil mühendisliğinin puanı, mezun olunca ne de çok paralar kazanmıştık.. Tekstili öve öve bitiremiyorlardı bir zamanlar.. Lokomotif sektör diyorlardı, ihracat şampiyonu sektör diyorlardı, milyonlarca insanın istihdam edildiği sektör diyorlardı!
tekstil-bitti
"Çin'e uygulanan kotalar kalkacak, bir şeyler yapılması lazım!" diye 2005 yılında kısık da olsa sesler yükselmeye başladı ama kimse kılını kıpırdatmadı maalesef.. Hatta ne oldu biliyor musunuz, sektörün dışında olduğunuz için belki de bilmiyorsunuzdur.. Gazetede haberi okuyunca başımdan aşağıya kaynar suların döküldüğü o ânı  ben çok iyi hatırlıyorum..
Evet, belki inanamayacaksınız ama, bu ülkenin maliye bakanı,

Bırakalım da ucuz iş gücü olan tekstili de Çin'liler yapsın” dedi.. 

Evet, aynen bu cümleyi kullandı; Google araştırması yapabilirsiniz isterseniz. Yıllardan 2007 falandı yanlış hatırlamıyorsam. Bu cümle öylesine sarsmıştı ki beni, hiç unutamıyorum gerçekten de.. O bakan, hâla  aynı koltukta oturuyor ve yılların ihracatçısı bir çok fabrika batmaya devam ediyor ne yazık ki..  
tekstil-bitti

 Bu sözlerin söylenişinden çok değil kısa bir süre sonra devasa tekstil firmaları teker teker battı, canlı şahitlerden biriyim.
Bu linke tıklayarak,  sadece 2008 yılında kapanan iplik fabrikalarını ve bu olayın nedenlerini görebilirsiniz.
 Sayın bakan, çalışan milyonlarca insanın akıbetinin ne olacağını düşünmeden, sektörü bir kalemde çizdi attı! Ne kadar içler acısı bir durum değil mi sizce de! 
 Eskiden tarım üretimleriyle, kendi kendine yeten ülke olması ile övünç duyulan yurdumuzda,  pamuk dışarıdan ithal edilmeye başlandı. Girdi maliyetleri, ssk ve vergi oranları hızla artarken, düşük kur politikaları ise ihracatçının her geçen gün hızla kan kaybetmesine neden oldu.. Kur düşük olunca, emekle üretip ihraç eden değil; oturduğu yerden ithal edip üzerine  yüksek kârlar koyan tüccarlar ise kısa sürede zengin oldular. Çin ve Uzak Doğu'nun  zorlayıcı  fiyat rekabetine  önlem alınmaması ise olayın tuzu biberiydi. Olan tabii ki tekstilde çalışan insanlara, üretime  ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya çalışan sanayicilere oldu, sayın bakana bir şey olduğu yok ki! 

"Sanki bu ülkede seri füze üretiliyor, ağır sanayide çağ atlamışız, dünyadaki markalara fason imalat yapmaktan öte üretimlerimiz varmış;  sanki her sene onlarca yeni fabrika açılıyormuş, katma değerli imalata geçmişiz gibi;  milyonlarca insanın ekmek teknesi olan tekstil sektörünü bakan kolayca aşağılayabiliyor" diye düşünmüştüm kızgınlıkla o zamanlar..  Bu gün, internette gezinirken bir de ne göreyim! 
Aynı sayın bakan, milyonlarca çalışanı etkileyen bu tarihi gafından yıllar sonra, yani 22 temmuz 2013 günü yine inciler döktürmüş. Diyor ki:

2013'te ürettiğimiz mini uydunun 1 kilosu = 6 ton tekstil değerindedir. Katma değer zincirinde yükselmeliyiz
 İşte buyrun,  bu açıklamalara tesadüfen rastladığım bir haber sitesinde buraya tıklayarak kendi gözlerinizle  okuyun! 

 Sormak isterdim sayın bakana,

 "Binlerce insanın işini kaybetmesi, çalışanların ise maaşlarının her geçen gün daha da erimesi,  yüzlerce fabrikanın kapanması size bir şey ifade ediyor mu acaba? Tekstil sektörünün yerine hangi sektörü koydunuz, inşaatı mı? İnşaat ve imalat arasındaki ayrımı fark edebiliyor musunuz?   Yoksa siz, sadece kasaya giren paraya mı bakıyorsunuz, peki ama ya insanlar ne olacak?" 

 Uydu üretmişiz bir tane, 6 ton tekstil değerindeymiş!!

Bir sektörün yok olup gitmesi, ayakta durmaya çalışan tekstil fabrikalarındaki maaşların her geçen gün kötüye gitmesine yakından şahit olduğum için,  sayın bakanının gelir durumunu kabaca araştırayım dedim.

2008 yılında çıplak olarak ( harcırahlar, ek ödenekler, özel sağlık sigortaları, bedava cep telefonu görüşmeleri, ev kiralarının devlet tarafından ödenmesi ..vs hariç) sayın bakan ortalama 8876 TL alıyormuş. Bu günse eline 12070 TL maaş + 8000 lira civarında emekli maaşı ile birlikte çıplak 20.000 lira civarında ve belki de daha fazla para geçiyor. Çünkü bilmeyenlerinize hatırlatayım, milletvekilleri yaşları ne olursa olsun, 2 yıl çalıştıktan sonra emekli olabiliyorlar. 25 yaşında vekil ol, 2 sene çalış ve yıllarca çalışan bir çok kişinin rüyasında göremeyeceği bir maaşı ömür boyu al, istersen yan gel yat! Ya da vekilliğe devam et, hem maaşın hem emekli maaşın çalışsın!  Yağma Hasan'ın böreği!  Sakın bana "politika yapıyorsun " falan diye eleştiride bulunmayın.. Sağcı, solcu, ortacı her kim olursanız olun, bu durumu onaylayacağınızı sanmıyorum çünkü...

 Çalışanlar %3 -4 zammı ancak alırken veya bırakın zammı, aynı maaşa çalışırken; bırakın çalışmayı iş bulamazken;  vekil maaşları ne güzel katlanıyor, farkında değil misiniz?

Sayın bakan hiç kusura bakmasın, can çekişen tekstil sektörüne hâla dil uzatmaya devam ediyorken, naçizane ben de kendilerinin gelir durumuna şöyle bir bakayım dedim..

Aslında ben bu gün sizlere home-office çalışmanın artı-eksilerini anlatacaktım, konu tekstille başlayınca tutamadım kendimi.. Mesleğimi gereğince yapamıyor olmaktan muzdaripliğim depreşti.. Konu nerelere vardı kendiliğinden! 

Sürç-i lisan edip kafanızı şişirdiysem affola..

Her şeye rağmen sinirlenmeden geçireceğiniz günlerde, siz yine de sevgiyle kalın..






0 yorum:

Yorum Gönder

 
Footer'ı Göster