Resmi algılayabilmek
Yandaki resme bakınca bazıları ağacı görür, bazıları gökyüzünü görür, bazıları ağacın köklerini görür, bazılarıysa gökyüzünün maviliğine uzanan yeşil dalların aslında derinlere uzanan muazzam kökleri olduğunu da algılar. Yani resmi tümüyle görür. Bazıları da bu kadar derin sorgulamalara ne gerek olduğunu, resimdekinin alt tarafı bir ağaç olduğunu düşünür; hatta ağacı çirkin bile bulabilir.
Sanırım çoğumuzun sorunu, resmi tümüyle görememek.. Algıda seçicilikle ilgisi yok bence bu durumun. Tamamen bilinç düzeyiyle ilintili bir sonuç diye düşünüyorum..
Resmi bütünüyle görebilmek, kolay iş değildir elbette..Bunu başarabildiklerini düşünenlerin bile göremediği teknik detaylar var çünkü.. Örneğin bir ressam, bu resimdeki bütün renk hatalarını gördüğü için olayın duygusuna giremez belki de..
Resmi tam olarak algılayamayınca ne olur peki?
Ağaç nedir?
Kök nedir?
Derinlerde yaşayan karmaşık organizmanın tutunduğu en önemli nokta neresidir?
Kökü etkileyen bir hastalık olursa ağaç yaşar mı?
Ağacın kökünü kemiren kurtçuklara çare bulunmazsa ağaç ölür mü?
Ağaç ölürse ne olur?
....
Uzar gider bu sorular.
Bu sorular yanıtsız kalırsa insan kendini büyük bir sıkışmışlık duygusu içinde bulur..
Tam da benim şu anda bulunduğum ruh halleri gibi..
Sorularımıza yanıt bulamadıkça üzerimizdeki baskı daha da büyür..
Resmi unuturuz..
Resim neydi sahi, neyi anlamıştık veya anlayamamıştık?
Ne yapmalı peki?
Resmi bütünüyle göremiyorsak ne yapmalı?
Sıkışmışlık duygusundan nasıl kurtulmalı?
Belki de karıncaları örnek almalı..
Bu sosyal böcekler, kendilerinden beklenmeyen işleri başarıyorlar..
Birlikte başarıyorlar.
"Bir" oluyorlar.
Karınca sürüsü diyoruz onlara, aşağılıyoruz..
Oysa onların umrunda bile değil bu söylediklerimiz...




0 yorum:
Yorum Gönder