Üniversite yıllarında en düşük notu Mikro Ekonomi dersinden almıştım. Ne gariptir ki çok yüksek notlarla geçtiğim bir çok dersten çoğu şeyi hatırlamazken, zorlanarak geçtiğim bu dersten yıllar boyu unutamadığım bir tanım kaldı aklımda.. Evet “Oportunity Cost” da denilen “ Fırsat Maliyeti” kavramı bu tanım.. “Her fırsatın bir maliyeti vardır” demişti hocamız. “Yani alternatifler arasından seçim yapmak zorunda kaldığınızda, vazgeçmek zorunda olduğunuz diğer kazançlar sizin seçtiğiniz fırsatın maliyetidir” diye de eklemişti.. Aklımda kaldı, çünkü iş hayatı ve para meselelerinin çok ötesinde bir kavram bu, derinliğine incelediğinizde.. Bir anlamda aldığınız kararlar sonucunda neyi kaybettiğinizi ya da neyi riske attığınızı sorgulayan bir kavram. Günlük hayatımızda karşılaştığımız her ikilemde, aldığımız her kararda maliyetler olduğunu düşünmek de diyebiliriz.
Ekonomik anlamından yola çıkarak birlikte bir örnek yapalım. Asgari ücretin bu örnek boyunca 1000 TL olduğunu düşünelim.. Diyelim ki üniversite öğrenimi için ayda her şey dahil 1000 TL harcamanız gerekiyor. Bir yılda 12*1000= 12.000 TL harcıyorsunuz. Dört yılın sonunda bu rakam 12.000*4= 48.000 TL oluyor. Fırsat maliyetini bilmeyen birisi için sonuç budur. Yani üniversite eğitiminin kendisine 48.000 TL'ya mal olduğunu düşünür. Çünkü çoğu insan, sadece cebinden çıkan parayı hesaplayarak kararlar alır, hatta bir çok amatör firmanın batış nedenlerinden birisidir de bu yalın düşünme halleri. Şimdi biz olaya bir de fırsat maliyeti açısından bakalım.. Üniversiteye gitmeyip bir işe girseniz ve ayda 1000 TL kazansanız (fiyatların ve ücretlerin sabit olduğunu varsayarak)
1000*12*4= 48.000 TL para girecek hesabınıza değil mi? Bu durumda üniversite eğitiminin size olan maliyetini bir kez daha hesaplayalım:
Çalışsaydınız 48.000 TL kazanacaktınız, üzerine 48.000 TL daha harcadınız. Çalışmadığınız süreler boyunca sigortanız da yatmadığı için 4 yıl daha geç emekli olacağınızı düşünelim. Emekli maaşınızın da 1000 TL olduğunu varsayarsak, okuduğunuz süredeki emekli maaşı kaybınız 4*1000*12= 48.000 TL olacaktır. Yani üniversite eğitimi almanın size maliyeti başlangıçta düşündüğünüz 48.000 değil,
- 48.000+48.000+48.000 =144.000 TL'dır.
Burası işin ekonomik kısmıydı, gelelim hayattan örneklere.. Örneğin mühendislik okumayı tercih ettiniz, bu fırsatın size maliyeti belki de doktor olmaktı, ya da astronot.. Sinemaya gittiniz diyelim, hayatınızdan 2 saati sinemada geçirmektir bu fırsatın maliyeti.. Belki o iki saatte çalışıp para kazanabilirdiniz, ya da sokakta yürürken hayatınızın aşkıyla karşılaşma fırsatınız olurdu.. Biz öğrenciyken ay sonlarında parasız kaldığımızda bozuk paraları toparlar,
“ sigara mı alalım, yemek mi?” diye düşünürdük mesela.. Aldığımız sigaraların maliyeti çoğu zaman yemek yiyememek olurdu.. Ders çalışmanız gereken bir gecede uyku fırsatını değerlendirirseniz, bu tatlı uykunun maliyeti belki de bir sene okulunuzun uzaması gibi korkunç boyutlara bile ulaşabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün.. Karşı takımın gol atmasını engellemek için rakip oyuncuya tekme atan futbolcunun yakaladığı bu fırsatın maliyeti, kırmızı kartla oyun dışı kalmak ve takımının kalan sürede 10 kişi ile oynamak zorunda oluşu gibi...
Yani bu fırsat maliyeti denen şeyi öğrenmek, fırsat maliyetini hesaplayarak kararlar alabilmek , aslında aldığımız kararlardaki riski de minimize etmek oluyor bir anlamda.. Farkında olmadan günlük hayatımızda aldığımız bir çok kararda kaba taslak da olsa bu hesapları yapıyoruz. Ekonomistler üniversite örneğinde olduğu gibi bu işi çok detaylarıyla düşünüyorlar; ekonomist olmayan bizlerle farkları da bu..
İçinizden birinin 15 yıllık evli olduğunu düşünelim, karşısına çıkan genç bir kadın nedeniyle eşinden ayrılma kararının maliyeti ne olabilir? Huzur, alışkanlık, oturmuş bir düzen..? Bazılarınız da tam tersini düşünüyordur mutlaka.. Bir kadınla evlenme fırsatının maliyetini, dünyanın geri kalan bütün kadınlarının kendilerini sevme ihtimalinden yoksunluk olarak değerlendiriyorlardır.. Bu da bir bakış açısı elbette..
Şimdi madem her fırsatın bir maliyeti olduğunu öğrendik, peki o zaman nasıl karar vereceğiz ? Aslında önümüze çıkan fırsatların hızlıca maliyetini yapabilirsek, alacağımız riski gözle görünür hale getirip kabul edebilirsek “ öyle mi yapsam, böyle mi yapsam?” kararsızlığından da kısa sürede kurtulmuş olmaz mıyız? Bu açıdan bakıldığında fırsat maliyeti, hızlı karar verebilmenin en güzel yöntemi değil midir sizce de?
........................
Bu yazıyı okuma fırsatı buldunuz, umarım maliyeti size pahalıya mal olmamıştır..
Sevgiyle kalın..

0 yorum:
Yorum Gönder