Son Dakika
bltema.blogspot.com sitesinde sizi muhteşem temalar bekliyor..Hemen ziyaret etmeye ne dersiniz ??
11 Nisan 2014 Cuma

Beni tebrik edebilirsiniz, çünkü..

03:47
Evet tebrikleri büyük bir zevkle kabul ediyorum.. 

Neden mi?

Çünkü, pazartesiden itibaren güzel bir reklam ajansında metin yazarı ve sosyal medya sorumlusu olarak işe başlıyorum.

ise başliyorum..
 Hem de bizim mahallede, cadde bile geçmeden evden 10 -15 dakika yürüme mesafesinde, tahtadan yapılmış o eski İstanbul evlerinden birinde.
 Sağlığımı tehdit edecek uzun çalışma saatleri olmayan, hafta sonu tatili iki gün olan, adı kulağa çok hoş gelen bir ajansta.. Yani ne diyeyim, öyle güzel ve detaylı istemişim ki; evren de sesimi duyup beni ödüllendirmiş..


Heyecanlandınız siz de biliyorum,  en az benim kadar sevindiğinize de hiç kuşkum yok..  


Olayın bu noktaya gelmesi hikayesi  her zamanki gibi şahane, anlatmasam içimde kalırdı..

İsterseniz baştan alayım.

Bir buçuk senedir evden yaptığım işleri özgeçmişime yeni bir deneyim olarak eklemekle başladım bu serüvene.. Referans olarak da tahmin ettiğiniz üzere sevgili bloğumu gösterdim. Hani diyorlar ya “yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır” diye; ondan daha canlı, ondan daha heyecanlı, ondan daha güzel referans olur mu! Evdeyazar benim kimliğim olmuş artık, aramızdaki duygusal bağı düşünüyorum da şimdi, ağlayasım geliyor inanın.. O ki en kötü günlerimde benim yanımdaydı, en yalnız zamanlarımda beni onlarca yüzlerce güzel insana yaklaştırdı, üç-beş para kazanmaya başladı, yetmedi bana iş buldu..

Yine saptım konudan, duygusallık böyle bir şey..

hayal kurmak ne güzeldir
Ne diyordum, evet hayal kurmayı, yazmayı seviyorum; bu artık benim ikinci mesleğim olmalı diye düşünüyordum uzunca süredir. Hadi itiraf edeyim, roman taslağı üzerinde bile çalışmaya başlamıştım bir iki haftadır. Takıntılıyım yazma konusunda, o derece..
 İşte böyle düşünerek kariyer sitelerinde “metin yazarı, sosyal medya sorumlusu” gibi işlere başvurular yapmaya başlamıştım. İş ilanlarının çoğunda ya home-office çalışan isteniyor, ya da Avrupa Yakası'nda oturan. Koskocaman şehir burası, elbette bana da uygun olan bir iş olur düşüncesiyle pes etmedim. Bir iki yerden arayan oldu, içime sinmediler, kabul etmedim. Benim aradığım sadece iş değil, huzurlu bir işti..

Neden mi böyle bir karar aldım; çünkü evde çalışmaktan, hareketsizlikten sıkıldım, sağlığım bozulmaya başladı. Bir de evden çalışan insanlara ucuz iş gücü gözüyle bakanlarla karşılaşmak beni çok yordu.. "Bir Avrupa ülkesi değiliz"i bu anlamda da görmüş oldum maalesef.. Hafta sonları fırsat buldukça ve iyi projeler gelirse elbette evden bir şeyler yapmaya devam ederim, ama dediğim gibi seçici olmak şart!
 Sonuç olarak, evde deneyimlediğim yazma-çizme işlerine kurumsal bir yapıda devam etmek istedim. Bu işin gideceği yeri merak ediyorum doğrusu. Belki de içimdeki reklam yazarı açığa çıkacak, çok başarılı işlere imza atıp kısa süre sonra kreatif direktör gibi bir şey olacağım. Bir mühendisin başarılı bir yazara dönüşmesi sürecine girdim belki de, bu işlerden çok para kazanma zamanım da gelmiş olabilir, belli mi olur.. 
 Hayatın o kadar güzel sürprizleri var ki,  kaçırmamak için fırsatlara açık olmak lazım..  Bir sene önce şu yazdıklarımı hayal bile etme noktasında değildim, düşünsenize..

Gelelim hikayenin beni en çok sevindiren masalsı kısmına..

ozgurluk

Geçen hafta cuma günü akşam saat 17:00 sıralarında cep telefonum çaldı. Açtım, güler yüzlü bir ses, “ben .... reklam ajansından Lale, bize başvuru yapmışsınız, sizinle bugün görüşme yapabilir miyiz? “ dedi. Önce anlamadım, geçenlerde bloğuma reklam vermek isteyen bir ajansla yazışmıştım, onlar zannettim. Neredeyse akşam olmak üzereyken İstanbul gibi trafik kaoslu bir şehirde nasıl gidecektim ki görüşmeye! Sesimdeki tereddütü anlamış olacak ki Lale Hanım, devam etti konuşmaya..
Bizim yerimiz .... sokakta, bakkalın yanındaki arada soldan ikinci eski tahta ev” deyince duyduğuma inanamadım. Gözümde canlandı söylediği adres, benim evden yürüyerek 10 bilemedin 15 dakikalık bir mesafe. Şaşkınlıkla toparlandım ve 18-18:30 gibi görüşmek üzere sözleştik.
Telaşla saçımı yıkadım, giyindim, hazır olduğumda hala vaktim vardı. Açtım interneti, gideceğim ajansın web sitelesini inceledim ve görüşmeye gittim.

Ben insanlarla karşılaştığım anda içimde oluşan enerjiye inanırım. Karşımda son derece iyi eğitimli, son derece nazik, son derece pozitif enerji yayan biri vardı; çok olumlu bir yansıma uyandırdı bende, ki kendisi artık patronum oldu. (Bu yazıyı okuyacağını sanmıyorum, rahat rahat yazışım ondandır ☺)

Ne mi yapacağım, öncelikle şirketin bloğunu açıp yöneteceğim, sonrasında sosyal medya hesaplarını yöneteceğim. İşin en heyecan verici kısmı ise ileride kreatif ekibe katılıp reklam sloganları yazma olasılığı.. Bir sonraki aşamada ise dijital bir dergi projesi var..

Yani demem o ki yazacak çok şey var☺

Hem biliyor musunuz, 3 katlı ahşap ev olan ofisimizin( hemen benimsedim görüyorsunuz) kedileri eksik olmayan küçük de bir bahçesi varmış, orada da yazabilirmişim canım isterse..

Ben mutlu olmayayım da kim olsun değil mi ama.. 

mutluyum

Biraz heyecan bastı şimdiden, uzunca bir süredir evde keyfe keder çalıştıktan sonra tekrar dışarıda çalışmaya başlamanın, hem de bıktığım tekstil sektöründe değil de tazelik hissettiğim, çok sevdiğim yazı çizi işlerinde başlamanın tatlı telaşı sardı her tarafımı..

Bana şans dileyin, başlangıcı harika olan bu iş mutuluk ve başarı getirsin beraberinde..

Haa bu arada sosyal medya yönetimi ile ilgili bol bol kaynak araştırması yapıyorum bugünlerde, varsa önereceğiniz siteler, memnun olurum..

Herkesin şansı bol olsun diyor ve bugünlük ayrılıyorum aranızdan ♥








0 yorum:

Yorum Gönder

 
Footer'ı Göster